Tunguska Olayı: Şehri Yok Edebilecek Bir Patlama, Tek Bir Krater Yok
30 Haziran 1908, yerel saatle sabah 07:14 civarı. Sibirya'nın ıssız Tunguska bölgesi. Gökyüzünde bir ateş topu belirdi ve bir patlama gerçekleşti.
Patlama o kadar güçlüydü ki, 700 kilometre uzaktaki şehirlerde camlar kırıldı. Bölgedeki göçebe Evenki halkı, ağaçların yerinden söküldüğünü, atlarının devrildiğini ve evlerinin yıkıldığını anlattı.
Avrupa'da, o gece gökyüzü günlerce alışılmadık biçimde aydınlık kaldı. İngiltere'de insanlar gece yarısı gazete okuyabildiklerini yazdı.
Peki ne oldu?
İşin tuhaf tarafı: Ortada dev bir krater yok.
1908'de kimse olayı ciddi biçimde araştırmadı. Rusya'nın o dönemde iç sorunları vardı ve bölge son derece ulaşılmazdı. İlk ciddi bilimsel keşif, 1927'de Leonid Kulik tarafından yapıldı.
Kulik bölgeye vardığında beklediği şey bir göktaşı çukuruydu. Bunun yerine 20-25 kilometre çapında bir alanda, yüz binlerce ağacın kökünden sökülüp merkezden dışa doğru yattığını gördü. Ağaçlar, patlamanın merkezi etrafında yelpaze gibi yayılmıştı.
Merkeze yakın ağaçlar ise ayakta ama yapraksız ve dalları kopmuş haldeydi.
Ama krater yoktu. Sadece birkaç küçük bataklık çukuru vardı.
Patlamanın büyüklüğü
Yapılan hesaplamalar, patlamanın 10-15 megaton TNT gücünde olduğunu gösteriyor. Karşılaştırma için: Hiroşima'ya atılan bomba yaklaşık 15 kilotondu. Yani Tunguska, Hiroşima'nın yaklaşık 1.000 katı güçteydi.
Düzleşen orman alanı: yaklaşık 2.000 km² (New York'un Manhattan ilçesinin yaklaşık 30 katı). Devrilen ağaç sayısı: yaklaşık 80 milyon.
Neden krater yok?
Cevap, patlamanın nerede gerçekleştiğinde. Hesaplamalar, cismin yerin 5-10 kilometre üzerinde havada patladığını (hava patlaması / airburst) gösteriyor.
Bir cisim atmosfere çok hızlı girerse, üzerindeki basınç onu yer yüzeyine ulaşmadan parçalar. Tunguska'da olan tam olarak buydu. Cisim, yere çarpmadan önce yok oldu; enerjisi bir şok dalgası olarak aşağıya indi.
Bu, ağaçların neden merkezden dışa doğru yattığını açıklıyor: Şok dalgası, tam tepeden aşağı doğru vurdu.
Teoriler
Yıllar boyunca ortaya çıkan açıklamalar bilimsel sınırları zorladı:
- Bir kuyruklu yıldızın çekirdeği: Buz ve tozdan oluşan bir cisim, tamamen buharlaşmış olabilir. Bu, krater olmamasını açıklayan en zarif teorilerden biri.
- Mikroskobik kara delik: 1973'te iki fizikçi, bu hipotezi ciddi biçimde önerdi. Bugün tamamen terk edilmiştir.
- Karşıt madde: Antimadde parçacıkları arayışı yapıldı, sonuç alınamadı.
- Nikola Tesla: Tesla'nın uzaktan enerji deneylerinin patlamaya yol açtığı iddiası, hiçbir kanıtı olmayan bir efsanedir.
Bugün en kabul gören açıklama: Taşlı bir asteroid veya kuyruklu yıldızın atmosferde patlaması.
Neden önemli?
Tunguska, insanlığın modern çağda yaşadığı en güçlü asteroid etkisiydi. Ve şans eseriydi: Bölge ıssızdı.
Aynı olay bir şehrin üzerinde gerçekleşseydi, o şehir tamamen yok olurdu. Araştırmacılar bu yüzden bölgede yeni ölçümler yapıyor: Tunguska'nın gövdesinin nereye düştüğünü ve boyutunu belirlemek için 2020'lerde dahi çalışmalar sürüyor.
Krater yok. Cisim yok. Ama 80 milyon devrilmiş ağaç, orada bir şey olduğunu kanıtlıyor.